Haziran 28, 2009

bir gün o çemberin biraz önce çarptığım en kuytu köşesinden dönüp, yalnızca bir kaç dakika önce olduğum yere bir daha gelebilirmiyim miyim
artık
bilemiyorum.

bir hadise var

boğazımdan tüm organlarıma işlenen parmak izleri. ilmek ilmek, itinayla, öylesine. üzerimde gözüm gibi baktıklarım hala. adın yazılı geçtiğim her sokaklarda, üzerinden umarsızca geçtiğim her kaldırımda. her adımda sen. yazık.
bildiğim tek şey bundan sonrası yok. oluru yok bunun. susturacağım illaki içimdeki nefreti(?!).
gün olur devran döner silinir her hücremden senin de hücrelerin.



bir hadise var, kimse bilmiyor.

Haziran 25, 2009

gülüyor gibi yaptım

İstem dışı veya değil. öyle karmaşık duruma gelebiliyor ki bazen herşey. Mesela hiç ummadığın bir an o hep istediğin şey ellerinin arasında, avuçlarına düşecek belli. Ama üzgünüz doğru yer, doğru zamanı kıl payı kaçırdınız..




Aynaya baktığında karşında beliren surete gözlerini dikip bakabiliyor musun? Bu akşam birileri gözlerini kaçırıyor sanki.

Kim olduğunu kim bilir.

Haziran 20, 2009


bir gün belki ilk kez böyle çok sevecekken düşürüyorum seni kendi ellerimden,
kendi ellerimle.

ve
başlıyor aniden üzerine yakıştırdığım kılıf sökülmeye.
ben; seni unutuyorum
ve
sen; bunu bilmiyorsun.

Haziran 10, 2009

ya-pa-mı-yo-rum!
hepsi bu.
geçmişte yaşanmazdı. hatta onun söylediğine göre geçmişte kalmak ciddi bunalım belirtisiydi. ama orada kaldım. şimdi bilim adamlarından yardım istiyorum. ya sonsuza kadar burada kalayım, ya da zaman tüneline atlayıp biran önce kaçayım.

Haziran 01, 2009

bir pamuk prensesi var onun artık. yedi cücesi hizmetinde. kızıl saçları bir prensese yakışmayacak şekilde ve etekleri kısacık prensesliğinin aksine. prens el pençe divan o eteklerinin altında. ağzından çıkan her sözü yerine getirmeyi görev edinmiş sanki. pamuk prensesin pamuklarına sarıp sarmalanmış artık gerçekten mutlu gibi.