Ekim 28, 2011

günlerden herhangi birindeyken,
ve gecenin herhangi bir saatini estiğinde bir rüzgar,
bir şaşkınlık oldu.
çünkü;
ne böyle esti öyle bir koku evrende
ne de öyle bir gece geldi bir daha.
bir terazinin kefesinde bir başka zaman,
diğer kefesinde ise adaletin yeri.

karşıdaki evin perdeleri tutuşurken,
küllerini savurdu da
bir ona bir de bana.
ancak öyle ısınabildik birbirimize.
sonra,
bir başka şaşkınlık oldu.
bir kıyamet koptu bir bankta,
bir park, bir ağacın altında.
tutku, el pençe divan durdu önümde.
kokumu kokusuna, korkumu umuduma yerleştirdi.
ve sonra,
insanlık bildiği bütün dilleri, ardında yalnızca keşkeleri bırakarak, teker teker yakmaya başladı.

Ekim 16, 2011

ben şarkılar söylerim içimden. boşver.