Mart 15, 2010

bir saniye izin verin.
ben ne yaptım/yapmışım böyle? bu ben olamam değil mi? ama tam olarak da benmişim. yapmayın etmeyin, bakmayın dışarıdan nasıl göründüğüme. pisliğin tekiyim.
evet tam olarak bu pisliğin teki.
biri söylesin bana kim '7 yıllık' dostluna sarılacağına gider bir kaç aydır tanıdığı adama sarılır?
kim?

Mart 07, 2010

özel

onu bekliyorum.
biliyorum yüzünün en küçük çizgisine kadar. gözlerinin içindeki hareleri. fazla uyuduğu zaman şişen gözlerini. dudaklarının kıvrımlarını. bir erkeğe göre minik ve sevimli burnu. ve sesi. kalın. herkese göre değil ama sadece bana derinden gelen sesini. ellerinin vücudunun en özensiz yeri olduğunun farkında bile olmamasını.

bekliyorum.
'biliyorum, o orada bir yerde. şuan başka kadınlarla beraber olsa da ben üzüldüğümde burda, onun da canı acıyor.'
dün gece beni en şeffaf halimle gören bir dost onu anlattı bana. nasıl sevecen olduğunu ve ben pişman oldum belki de seni elimde olmadan, düşünmeden elimin tersiyle ittim diye. ama geldim. peşinden geldim. yoktun. bir daha karşıma çıkman dileğiyle..
uzun bir sessizlik oldu sonra. bir tek mumun verdiği ışıkla nefes almaya çalışırken zifiri karanlıkta buldum kendimi. ve bir kaç dakika sonra sessizliği bozdu sesi. 'kendine gel artık' dedi ve uykuya daldı dost.
ama ben gelemedim.