Haziran 13, 2010
nerdeyse iki sene olmuştu seni apaçık, gizlenmeden görmeyeli. öptü. sarılmadı, sarıldım. bırakamadık. ayrılamadık. gibi göründü. ama aramızdan koca bir yol geçiyordu artık. ve bende o yola kaptırıp gidiyordum sadece önümdeki zemine bakarak. kafamı kaldırmıyordum. kaldıramıyordum. omuzumda öyle bir yük varki artık eskisinden de kambur yürüyorum. meğer yükümüde sırtlanırmışsın. ne ben birşeye aidim nede birşeyler bana aitmiş gibi hissetmiyorum. özgür gibi görünen kafestekilerdenim. nasıl bir nefretle anıyorsundur beni kimbilir.. üzgünüm evet. hergün neredeyse iki saatte bir aklımdasın. hem kaçıp hem de kovalıyorum seni. ben yanlış yaptım. ben yalnız yaptım bizi. ve en kötüsü her konuştuğumuzda gel diyebilmene rağmen tek bir adım bile atamıyorum ben. kafesimin kilidi aklımın içinde kayıp. aklımsa hayatımın içinde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)