Kasım 29, 2010

baktım ki güneş açıyor bir gün. kandım. bahardı. yeniydi. parmaklıklı camın ardında onu gördüm. korkaktı ve sıcak. bir çocuk gibi elinde çikolatadan kuleler.

Kasım 22, 2010

birgünlük bir şey. tanımıyorum sizi. ama biliyorum. adım gibi. fakat bilmiyorum adınızı hala.
elleriniz yok. neden?
sesinizi duymuştum ve kırmıştım kendi tellerimi gerip kalbinizi. duyamıyorum artık.
hala orada mısınız?

Kasım 15, 2010

''Dürüst olduğumu sanıyordum ama aslında düpedüz kaba ve acımasızdım. Onun bir orkide gibi eşsiz ve zarif duyarlılığını, keskin, soğuk bir orakla biçiyordum. Sevilmeye her şeyden çok gereksinimim varken, bana karşılık istenmeden sunulan bu umulmadık sevgiyi reddediyordum. Ele geçirdiğim her şey için savaşmış, yıpranmış, didinmiştim; hayatın bu sürpriz armağanının değerini bilemeyecek denli katılaşmıştım. Yüreğim nasır bağlamıştı.''


Aslı Erdoğan

Kasım 13, 2010

Manzaralı bir odada. Karşımda deniz, ardımda o vardı. Baktım. Yanılmışım. Ne yazık dedim.

Kasım 06, 2010

sabahtan beri belirsiz bir yas tutuyordum. kendi içimde kendimle. olmayacak duaya amin deyip, hiç gelmeyecek birini bekliyorum ona hissettirmeden. Sandım. yanılmışım. bundan sonrası muamma. insanın kendini hiç hazır olmadığında tanıması ne korkunç. etrafım bulanık. abartmıyorum. eksiğim fazlasıyla.
ama dur dedim.
gitti.