Ekim 03, 2010

hiç bir şey alışılmadık değil ve hiç kimse tanınmamış, ilginç, farklı, ayrıksı. bana gelip anlat o günü. birden nereye kaybolduğunu. bir tek benim gördüğümü bir de o kasada ki kızın. hayal olmadığını kazağının o güzelim yeşil tonunu ve kahvenin kokusunu. sabırsız sandalye sallanımlarını. bilmiyorlar. tek bir şey bile değişmedi 600 küsür günden beri biliyor musun? sadece daha dar durduğum yer o kadar. alıştım. ama gel. gel bir an önce. belki sen bir mucize ben bir hatayım baştan başa.


-boynunun en ince yerini unutmadan-
bul beni, yolumu kaybetmeden.

Eylül 26, 2010

işin kötüsü; o, ben hiç bir zaman gerçek bir kadın olamayacağız. bencil, kararlı, inatçı.
keyifler yerinde mi? yerinde.
yerinde degil, ama yerinde.

Ağustos 06, 2010

sessiz,
3 adam var aksanlı. rizeli gibi farkediyor.
kaçıyoruz ağacın dibine ama köpekler oraya işiyor. bizde kusuyoruz birlikteliğimizi ne var?
soruların cevapları dakikalar önce verilmiş ne farkeder? öldürüyorum ellerimle söndürüyorum.
gidiyor. bir sigara daha. çakmakta el izleri, kırmızı.
onikiye beş var. kafamda elli rakamı. ne olduğunu bilmiyorum bir adam bakıyor. sessiz.
o gitti.
duramıyorum.
bir yavru kedi. tahminen bir kaç günlük. ne farkeder. arabanın altından çıkıyor. dokunuyorum. ufacık. bir adam geliyor fenerbahçe atkılı, sarışın kısa saçlı sevgilisi yanında. alıyor kolluyor kediyi. ben dönüyorum arkamı hiç bir şey demeden.
arkamda mısın? hayır. yol bomboş. bir taksi. adam arabayı sallıyor. biniyorum. ilk defa oturduğum caddenin adını söylüyorum. sabah konusu geçmiş canım yanıyor.
sonra telefon. sen. belki de değil. belki ben bile ben değil. kimbilir. bu değil biliyorum. bu olmamalıydı şuan. biliyoruz.
ben en suratsız, en küstah, en ahlaksız. nefret ediyorum insanlardan önce, kendimden.
bitiyor.
ben gidiyorum ondan öteye. o benden önce kaçmış.

-aşk öldü, nasıl bilirdiniz?-
tutku diğer adın. asırlardır tanıyorum.