Kasım 06, 2010

Ekim 30, 2010

uyandığımda her sabah veya yattığımda her gece taze bir uykuya dalacağımı sandığım, bir kasırga, bir nöbetle başlıyorum. uyanıyorum, uyuyorum. sokak sessiz. penceremden bir kaç cılız ağaç dalı, sarı turuncu sepya rengi. aksine beyaz bir gök. her gece ve her gündüz. her biri başka siyah geçen insanların. çok yakın görünüşte. ufak sesler, yalanlar. her biri gökgürültüsü. yaygın kocaman odanın içine. turuncu sabah. perdelerim kapalı. hayalim canlı. içinde o? belki yok. belki de hep var. içimde o? belki yok. belki de hep var. kim o? belki de hiç yoktu. tanımıyorum.
vicdanım yastığımın altında kalmış. farketme beni. sakın.

Ekim 24, 2010

Buraya doğru baktığını hissediyorum -gözlerini kaçırma- ama bilmiyorsun ben de seni izliyordum.

Ekim 22, 2010

ne kadar çok gülsende, gözlerinde hep bir hüzün var demişti adam. bir taş duvarın yanından geçiyordum ve bomboştu anadolu yakasının en kalabalık caddelerinden biri.
şimdi kimbilir nerde?

Ekim 21, 2010

alıp kendimi karşıma 155118455 kere ''niye'' demek istiyorum.