Kasım 13, 2010

Manzaralı bir odada. Karşımda deniz, ardımda o vardı. Baktım. Yanılmışım. Ne yazık dedim.

Kasım 06, 2010

sabahtan beri belirsiz bir yas tutuyordum. kendi içimde kendimle. olmayacak duaya amin deyip, hiç gelmeyecek birini bekliyorum ona hissettirmeden. Sandım. yanılmışım. bundan sonrası muamma. insanın kendini hiç hazır olmadığında tanıması ne korkunç. etrafım bulanık. abartmıyorum. eksiğim fazlasıyla.
ama dur dedim.
gitti.

Ekim 30, 2010

uyandığımda her sabah veya yattığımda her gece taze bir uykuya dalacağımı sandığım, bir kasırga, bir nöbetle başlıyorum. uyanıyorum, uyuyorum. sokak sessiz. penceremden bir kaç cılız ağaç dalı, sarı turuncu sepya rengi. aksine beyaz bir gök. her gece ve her gündüz. her biri başka siyah geçen insanların. çok yakın görünüşte. ufak sesler, yalanlar. her biri gökgürültüsü. yaygın kocaman odanın içine. turuncu sabah. perdelerim kapalı. hayalim canlı. içinde o? belki yok. belki de hep var. içimde o? belki yok. belki de hep var. kim o? belki de hiç yoktu. tanımıyorum.
vicdanım yastığımın altında kalmış. farketme beni. sakın.

Ekim 24, 2010

Buraya doğru baktığını hissediyorum -gözlerini kaçırma- ama bilmiyorsun ben de seni izliyordum.