Ağustos 06, 2012

ölüm sevdiklerimize hiç yakışmadı.
hiç bir zaman.

Haziran 16, 2012

bir gün bir şeyler olur ve tersine dönmeye başlar herşey.
bir telefon gelir ve umudunu peşine takar. nerede kaldığını hatırlamaya çalışırsın.
sonra bir koku duyarsın. eskisinden daha da tanıdık gelen.
avuçlarının içinde saklamaya çalışırsın, bir sihirbaz gibi. bu büyük coşkunun küçük parçalarını kaçırırsın yine de parmaklarının arasından.
çünkü ardından buğusu eksik olmayan o ses gelir. bu kadar tapılası olduğuna şaşırırsın.
ve bir gün gelir işte bugün gibi kaleminle kağıdını barıştırır, yepyeni şeyler yazarsın.



O'nu eskisinden daha derin bir tutkuyla sardım. parmak izlerine, kokusuna, sesine dokunabilmiş olmanın şerefiyle. 
Bugün bütün dilekler tüm kötülüklerini affettirdi İstanbul'un.

Mayıs 07, 2012

Saat ikiye geliyordu. Farkında bile değildim. Gözlerimi ayırmadan onu izledim. Sesimi çıkarmadım. Duymadım onun sesinden başka bir şey. Ondan başkasını görmedim. İyi misin dedi. İyi.. değilim dedim. Adı gibi biliyordu gerçek olduğunu. Arkasını döndü. Bir kaç dakika sonra bir kıyamet koptu. Sabitlendim tek bir noktaya. Bir ele, birbirine bağlanan bambaşka ellere. Kendime baktım bomboş. Dünyam bir kez daha tersine döndü. Dokundu, koluma girdi. Git dedi. Uzaklaş ve boğul yine. Yine boğul, yine sus, yine acı.
söyleyecek o kadar çok şeyim var ki.
içinde boğulmaktan korkuyorum.

Mart 29, 2012

ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim.
K.İ

Şubat 07, 2012

parıltısını kaybediyor gece.
ve ben bir kez daha unutuyorum adını.

Ocak 12, 2012

yaşamın en güzel yanı; eğri zamanda doğru insandır belki de.
anlayamadı(k).

Ocak 07, 2012

kuşku ve endişenin bilincine vardım.
kapalıyız.

Aralık 27, 2011

bir yaz gecesi rüyasında, bir binanın tepesinde, tepetaklak zamanlar.
bir adam var diyorum.
orada.
kimse bilmese de
ben biliyorum.
içinde yemyeşil bir umut.
bırak, unut biraz kim olduğunu diyorum.
fazla yeşilsin sen.
biliyorum.


''sen benim yanık göğsümsün.'' U.U.

Aralık 21, 2011

sıcaktan başkasının adımını atmayacağı bir odada, çamur rengiyle parlayan duvarların yanına, dolaplıktan daha büyük bir anlamı olan o eski tahta yığının önünde, yanına uzandım ben.
kalbine uzandım.

Kasım 18, 2011

..derken
geç gelen bahardan kalan yaprakları, bankı, baharı yaktım. ve tüm kelimelerimle bir kuyuya döktüm saatleri, günleri, satır satır.
şimdi, her akşam bir sokak başında nöbetteyim. güven yok. suç yok. ki ben üstüne üstlük sağırdım yanındayken, bunu da bilmiyordum.
vazgeçiyorum.



bu savurduklarım neyin tesellisi? onu da bilmiyorum.

Ekim 28, 2011

günlerden herhangi birindeyken,
ve gecenin herhangi bir saatini estiğinde bir rüzgar,
bir şaşkınlık oldu.
çünkü;
ne böyle esti öyle bir koku evrende
ne de öyle bir gece geldi bir daha.
bir terazinin kefesinde bir başka zaman,
diğer kefesinde ise adaletin yeri.

karşıdaki evin perdeleri tutuşurken,
küllerini savurdu da
bir ona bir de bana.
ancak öyle ısınabildik birbirimize.
sonra,
bir başka şaşkınlık oldu.
bir kıyamet koptu bir bankta,
bir park, bir ağacın altında.
tutku, el pençe divan durdu önümde.
kokumu kokusuna, korkumu umuduma yerleştirdi.
ve sonra,
insanlık bildiği bütün dilleri, ardında yalnızca keşkeleri bırakarak, teker teker yakmaya başladı.

Ekim 16, 2011

ben şarkılar söylerim içimden. boşver.

Ağustos 17, 2011

seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
öğren susmasını ve ağlamamasını.
bir kavanozun içinde mavi bir gül
yetiştir her gün daha çok yaşayan.
bir masalın ağzını kapat ve yat
geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
ona kötü bir şey olsun istedim.
bana aşık olsun istedim.

Lale Müldür
ben,
o'na,
o,
kırmızıya.
bunu bildikçe, müziğin sesini daha çok açıyorum.
tutunsun diye.

Ağustos 09, 2011

bazen utanmaz zaman. gider, geriye akar.

Haziran 13, 2011

bazen diyorum ki bir sanrıymış.
ama gitmiyor aklımdan.
bir masa. dört kişi.
bir koku. muhteşem.
biraz alkol, biraz müzik.
değil.
yok değil.
bu gerçek.
ama orada olanlardan bir tek o mesul.
ben değil.
başkası değil.
o biliyor yalnız.
neyin gerçek, neyin yalanları kadar tutarsız kaldığını.
gelse de bir baksa şimdi. herşey darmadağın.

Mayıs 16, 2011

ne iyi olurdu, burda olsa-n.

Mayıs 05, 2011

ama o sokaklar var. dar sokaklar. uzun sokaklar.
sokaklarda adımlar var.
sokaklarda adamlar var.
adımların üstünden geçtim, adamlara sırtımı döndüm.
merhaba sokak.

Nisan 29, 2011

geldi. gece. kollarında nefes aldı önce. elleri buz kesmişti kadının, aksine yanıyordu yanakları. adam biliyordu sanki olacakları. sardı kadını. sokuldu içine. daha derine. bir kaç nota yetti zamanı kavramaya. saat yoktu. çoktan gitmişti. kadın korkusuz. adam korkusuz. peşinden koştuğu bir koku. saf. doğru olan buydu onlarca. doğru olması gerekliydi. o'ydu o. beklediği. bekledikleri an.