Nisan 05, 2009

hayatımın en önemli bölümüne sahip olan bi çok eşyanın olduğu dolabın kapağı açıldı bugün.
oyuncaklar çıktı önce içinden.
-'o adam'ın parmak izleri duruyormudur üzerinde bilinmez.-
gözüme ilk çarpan, en sevdiğimiz lahana bebek.
salonda uyuyakaldığında, gece yanına gelirken elimden düşürmediğim bebek.
salona girdiğimde o saatte kapalı trt'nin belirsiz şekillerle çıkan kulak tırmalayan ses.
-bunları görmek, hepsi tekrar yaşamak kadar gerçek sanki.-

ve sonra gördüğüm kırmızı bir elbise, göğüsünde beyaz bir dantel bir-inci yaş doğum günü elbisesi.
kafamda canlanan o adamın kucağında, ilk duyduğum şarkı 'Ave Maria' da danseder gibi yapmak..
-ilk defa hafızamın güçlü olmasına lanet mi okumalı diye düşündüm. beynimden bu kadar canlı geçmesi iyi midir bilemiyorum.-
bugün kapağı açıldığında çocukluğumun, içine girmek en büyük isteğimdi.
bu ' keşke tekrar çocuk olabilsem' cinsinden değil.
çocuk olmayı sırf 'o adam'ı görmek, 'her kızın ilk aşkı babasıdır sözünden' yola çıkarak benim ki her zaman daha da güçlüdür diyebilmek için. onunla belki bir kaç saatte olsa geçirebilmek için.
bugun, hayatımın en önemli bölümüne sahip o dolap açıldı.
hayatımın en önemli dönemine ait lahana bebek, şimdi başka bir bebeğe verildi.
hayatımda giyip giyebileceğim en güzel kırmızı elbise, şimdi yeni gelen o bebeğe daha çok yakıştırıldı.
bugun o karton kutunun içinde giderken oyuncaklarımla elbiselerim anladım. bir daha asla çocuk olamaz insan. ne kadar hayal dünyasında da yaşasam hiç bir zaman geri gelmeyecek hayatımın en önemli bölümü. o zamanlar..
'o adam..'

Hiç yorum yok: